05
Mar
Not Tutmanın Önemi
İster not defteri, ister Windows Notepad, isterseniz de Google Docs kullanın. Ama bir şekilde aklınızdan geçen, bir gün herhangi bir anda faydalı olabileceğini düşündüğünüz cümleleri, kelimeleri, fikirleri not alın.
Ben bunu uzun seneler yapamadığım için rahatlıkla öğüt olarak yazabiliyorum. Çünkü farkı bunu yapmaya başladıktan sonra anlıyorsunuz.
Şimdi notlarımızdan bir kaç örnek aktaracağım:
-İlk toplantı: 4 Eylül 2009 Cuma
-GLOBAL BİR PROJE DE OLABİLİR YÖNÜNDE BİR DÜŞÜNCEMİZ VE VİZYONUMUZ OLMALI. İSİM VE DİĞER KONULARDA BUNU DÜŞÜNEREK HAREKET ETMEK GEREKLİLİĞİ.
-facebook kullanmayı tamamen düşünmek gerekiyor - çok önemli bir ayrıntı, facebook application, facebook connect, facebook arkadaşlarıını çağır
-projeyi basitleştirmek ?
-http://en.wikipedia.org/wiki/365_%28number%29 365 sayısının wikipedia makalesi incelenebilir.
-ana sayfada görsel olmalı mı? iç sayfalarda olması daha mantıklı. ana sayfa olabildiğince sade olmalı.
-kullanıcıların feedback’larini private beta ve beta aşamasında ve proje live iken yollayabilecekleri kolay ulaşılan bir link.
-gtalk görüşmesi: dokümanımızı daha renkli ve profesyonel gösterecek bir araç var mı bildiğin. (powerpoint veya google docs sunumu düşün) Ozan’ın yanıtı: mac’te keynote baya güzel chart/efektler sunuyor.. iwork içerisinden erişebilirsiniz
Biz birden fazla kişi çalıştığımız için Google Docs ile ilerlemeyi tercih ettik. Bir çok alternatifi olsa da diğer Google ürünleri ile uyum, Google’ın verdiği güven, vb.. kriterleri düşündüğümüzde en iyi tercih bu olmuştu. Düzensiz bir şekilde boş bir sayfada sadece toplantı tarihleri ve bazen notu yazan kişinin ismini ekleyerek yazdık. Her yeni toplantıda bir önceki toplantıdaki yapılması gerekenlerde ne kadar ilerlemiş/ilerleyememiş bunu değerlendirdik ve tüm geçen hafta toplantı notlarını gözden geçirdik. En fazla 10-15 dakika alan bir süreç.
Yukarıdaki notları özellikle aralardan seçtim. Her biri dağınık zamanlarda, dağınık konular üzerine alınan notlar.
Fikirler kafamızda akıp giderken onları sağ ceplere doldurmalıyız. İşimiz bitenleri sol cebe koyarak yola devam etmeliyiz.
Bu deneyim bana İngilizce’yi bu şekilde öğrenen bir yakınımdan kalmaydı. Düşünsenize. Ceplerde küçük not kağıtlarıyla dolu yaşamak. Dolu dolu yaşamak bu olsa gerek.
Henüz kaç toplantı, kaç saat kafa yorduğumuzu hesaplamadım, o da bir sonraki yazılarda olur. Ama 4 Eylül 2009’dan beri 60.000 karakterlik not almışız. 60 A4’lük not diyelim ya da…
İşin en güzeli de… Aralardan cımbızla çekeceğimiz ayrıntılarda saklı başarı!
